BİTMEK BİLMEYEN KABUS: STRES

  Bütünsel sağlık, stres ile o kadar çok bağlantılı ki…

  Birazdan bahsedeceğimiz her şey, yeme bozukluğuna, daha çok yemek ya da abur cubur yiyerek vücudu “bilinçaltının koruma amaçlı yapmaya çalıştığı” yağlandırmaya, halsiz ve yorgun hissetmeye, kronik ağrılara, odaklanma bozukluğuna, dikkat dağınıklığına, baş, kemik ve kas ağrılarına, kalp sağlığı problemlerine, libidonun düşmesine, kemik yoğunluğunun azalmasına, kadınlarda menstürasyon döngüsünün düzensizliğine ve daha bir çok probleme davetiye çıkartıyor.

 “Çok stres altındayım”, “Stresli bir gün beni bekliyor”, “Çok stres yaptım” gibi cümleler oldukça tanıdık geliyor hepimize. Bunun gibi ya da buna benzer cümleleri, kim bilir gün içinde kaç kere kuruyoruz kafamızda… Peki nedir bu stres?

  Stres, hayatımızda meydana gelen olaylar esnasında verdiğimiz tepkilerin bütünüdür. Aşık olmak, evlenmek, yeni bir işe girmek, sınava / toplantıya hazırlanmak, ev almak, çocuk sahibi olmak, tedavi görmek, belli bir tarihe iş yetiştiriyor olmak gibi olaylar vücudumuzda stres yaratır. Vücudumuz derken bunu sadece fiziksel olarak düşünmeyin. Stresin üç farklı şekli var;

  • Fiziksel stres
  • Duygusal stres
  • Zihinsel stres

  Bazı stres yaratan olaylar var ki, aslında sizi daha güzel bir hayat için kamçılayan, size daha güzel eylemler yaptıran, kendinize daha iyi bakmanızı sağlayan streslerdir. Örneğin, gerçekten hayatınızın aşkı ile evlilik hazırlığındaysanız, bu mutlu koşturmaca sizde bir stres yaratır evet; ama aynı zamanda kendinize çok daha iyi bakmanızı sağlar. Gelinlik ya da damatlık içinde çok daha formda ve canlı görünmek için sağlıklı beslenme programınıza daha da istekle uyarsınız, evinizin mobilyalarını ve diğer eşyalarını seçerken daha da titiz olursunuz, belli listelere göre ince eleyip sık dokursunuz, isteklerinize uyanı bulmak için. Eğer mutluysanız, bu stres size sadece daha da titizlenmek, önem verdiğiniz şeylerin çok daha iyi olmasını sağlamak amacıyla hissettiğiniz güzel duygulara dönüşür ve bütünsel olarak zararı yoktur.

 Ya da yeni bir ev aldıysanız, evet; emlak işleri, nakliyat, perde ölçümleri, beyaz eşyaların bağlanması, doğal gaz ve elektriğin açılması, yeni ikametgah çıkarmak gibi bir sürü stresli prosedür işi sizi bekliyor olabilir ancak mutlu olduğunuz bir semtten ev aldıysanız ve kendi evinizin güvencesinde olmak size derin bir huzur veriyorsa, saydığımız bu prosedürler stres olmaktan çıkar ve mutlulukla yaparsınız hepsini. Sonuç olarak bütünsel anlamda sadece mutluluk ve huzur hissedersiniz. Stresli olmak aklınıza bile gelmez.

  Ancak öyle olaylar ve baskılar yaşanır ki, işte o zaman stres tam anlamıyla belli eder kendini. En sonunda da sağlığınıza göz koyar, hiç olmadık, tahmin edilmeyen şekilde gösterir kendini vücutta, zihinde ve duygusal dünyanızda. Vücut alarm moduna çoktan geçmiştir.

  Önemli bir sınava hazırlanmak, büyük bir sunum hazırlamak ya da evimizde ilk defa çok kalabalık misafir ağırlamak için yaptığımız stres kısa süreli strestir. Genelde belli bir süre sıkı hazırlık evresi ile geçer ve olay gerçekleştikten sonra biter. Sadece yorumlamak kalır geriye, keşke şöyle yapsaydım, keşke bunu yapmasaydım gibi konuşmalar alır stresin yerini.

  Ancak bir de kronik dediğimiz stres var ki, uzun zamandır kişinin hayatında var olan, onu içten içe kemirmeye devam eden, hayat enerjisini elinden almış bir illettir ve kişiden geriye sadece gözlerinin feri sönmüş, ümitsiz, öylesine yaşayan bir varlık kalır. Hayat rutine dönmüştür.

  İş hayatınız, aile yaşantınız, çocuklarınızla olan ilişkileriniz, sosyal hayatınız, ev düzeniniz, yaşam koşullarınız gibi faktörler, kronik strese örnektir.

  Stres faktörleri hemen düzelmiyor ancak kendiniz için küçük adımlar atarak, bir süre sonra ışığı görmeye başlıyorsunuz ve olaylar biraz daha netlik kazanıyor. Stresle başa çıkmamızda bize destek vermesi için neler yapabiliriz? İşte birkaç öneri;

  • Her sabah uyandığınızda gülümseyerek, ve mutlaka güzel bir hayalinizi gerçekleşmiş gibi düşünerek uyanın.
  • HAYIR demeyi öğrenin, her şeyi siz yapamazsınız, işler başınızdan aşkın ise, önceliklerinizi belirleyerek  sizi yormayacak şekilde düzenleyin.
  • Hayatınızda yoga, meditasyon gibi aktivitelere, kısa süreli bile olsa, kendinizi sakinleştirmek için yer açın.
  • Sadece ılımlı bir müzik dinleyerek veya sessizce uzanarak güzel şeyler düşünün.
  • Çalışma ve yaşama alanlarınızı daha derli toplu, sakin hale getirin. (Ev ortamında dağınık bir şekilde çalışma kağıtları, çamaşırlar gibi yerine yerleştirilmesi gereken eşyalar varsa, bunları toplayarak işe başlayabilirsiniz, unutmayın ki ev haliniz ruh halinizi yansıtır ve ruhunuzu büyük ölçüde etkiler.)
  • Günlük ya da haftalık plan yaparak, işlerinizi kolaylaştırın.