GENETİK NE KADAR ETKİLİ?

  Bebek, anne karnında tek bir hücre olarak oluştuğunda, genetik başlığı altında toplanan sayısız kavram çoktan belirlenmiştir. Saç rengi, göz rengi, kan grubu gibi. Bunlar öyle faktörler ki, doğum öncesi kesinleşmiştir ve değiştirilmesi mümkün değildir.Genlerimizin de aslında büyük büyük anne ve babalarımızdan geldiğini düşünürsek, kesinleşmiş, değiştirilemez faktörlerin detayları nelerdir, bir göz atalım;

  • Babanın sperm hücresinin ve annenin yumurta hücresinin kalitesi
  • Ebeveynlerin ve büyükanne / büyükbabaların ruhsal, zihinsel ve duygusal durumu
  • Doğum zamanı (hangi yüzyıl, yıl, mevsim ve günün hangi saati olduğu)
  • Doğum yeri ve koşullar (sıcak ya da soğuk iklim, kalabalık şehir ya da sakin bir ortam, doğu / batı / kuzey / güney bölgede olup olmadığı, dağlara ya da denize yakın olması gibi)

  Tüm bu saydıklarımız artık bellidir ve değiştirilmesi mümkün değildir. Genetik olarak bize geçenler, hamilelik süreci, doğum sonrası bir birey olarak yaşananlar, beslenme düzeni ve hayat şekli kişinin bütünsel sağlığı üzerinde önemli etkilere sahiptir. Genetik açıdan öne çıkan en önemli ilk kriter, babanın sperm hücresinin ve annenin yumurta hücresinin kalitesidir.

  Çok sigara içen, çok sık alkol alan, şeker / tiroid gibi hastalıklara sahip, hayatında fiziksel aktivite olmayan, sağlıklı beslenmeyen, stresli, huzursuz bir erkek düşünelim. Diğer tarafta, sigara kullanmayan, nadiren alkol alan, sağlıklı beslenen, düzenli fiziksel aktivite yapan ve önemli bir hastalığı olmayan, mutlu, huzurlu bir erkek de düşünelim. Bu iki kişiyi karşılaştırdığımızda sperm kalitelerinde ciddi derecede fark olacaktır. Aynı durum kadınların yumurta hücreleri kıyaslaması için de geçerlidir. Riski yüksek hücreler bebeği oluşturduğunda, ömür boyu taşıyacağı riskli genler de değiştirilemez şekilde oluşuyor. Öte yandan, sağlıklı hücreler bebeği oluşturduğunda, sağlıklı genler meydana geliyor.

  Düşünülmesi gereken en önemli ikinci kriter ise hamilelik sürecidir. Bu süreçte annenin, sağlıklı bir beslenme programını takip etmesi, kendi vücuduna uygun ve yeterli miktarda su içmesi, hamileliğe uygun bir fiziksel aktiviteyi hayatına dahil etmesi, mutlu ve huzurlu olması, stresten mümkün olduğunca uzak durması bebeğin gelişimini ve bütünsel sağlığını ciddi derecede etkilemektedir.

  Çok önemli üçüncü kriter ise doğum sonrası bireyin, bebekliğinden itibaren gerçekleşen bütünsel yaşam şeklidir; yani hem ruhsal, hem zihinsel hem de fiziksel. Aile bebeğe, çocukluk dönemine kadar doğru seçimler öğretirse, birey sonrasında hem ergenlik döneminde hem de yetişkinlik döneminde doğruyu / yanlışı, iyiyi / kötüyü, yararlıyı / zararlıyı bilecek ve seçimlerini ona göre yapabilecektir. Ağaç yaşken eğilir, bunun önemini hep göz önünde bulunduralım 🙂

  Sağlıklı beslenmek, işlenmiş gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak, stresle başa çıkabilmek, mutlu ve huzurlu olmak, sevilen bir fiziksel aktiviteyi düzenli olarak yapmak, su içmek, eğlenceli bir sosyal hayata sahip olmak, kendine vakit ayırmak, keyif alınan bir ev ortamı gibi bir çok faktörün çok iyi olması, riskli genlerin açığa çıkmasını önleyebilir, onları ömür boyu uyutabilir. Ya da saydıklarımız kişinin hayatında çok kötü derecedeyse, sağlıklı genlerini bile hiçe sayarak kişiyi hastalıklar çemberi içinde bırakabilir.

  Unutmayalım ki, her şey sizin elinizde…